Anasayfa

Türkiye İstatistik Kurumu “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Bölgesel Sonuçları, 2014”ü açıkladı. Daha önce Türkiye, kent, kır ve İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzey’e göre açıklanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına ilişkin tahminler bu kez ilk defa İBBS 2. Düzey temelinde 26 bölge için verildi.

En yüksek gelir TR51 (Ankara) Bölgesine ait oldu

Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 2014 yılında 14 bin 553 TL iken, İBBS 2. Düzey bölgeleri itibarıyla, TR51 (Ankara), 20 bin 446 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri en yüksek bölge oldu. Bu bölgeyi, 19 bin 62 TL ile TR10 (İstanbul) Bölgesi ve 16 bin 935 TL ile TR31 (İzmir) Bölgesi izledi.

Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler 7 bin 233 TL ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt), 7 bin 570 TL ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) ve 7 bin 901 TL ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) şeklinde sıralandı.

Gelir eşitsizliği en düşük bölge TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) oldu

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1’e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade ediyor. Gini katsayısı Türkiye’de 2014 yılı itibarıyla 0,391 iken, bu değerin en düşük olduğu bölgeler; 0,304 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) ve 0,308 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) oldu.

Gini katsayısının en yüksek olduğu bölgeler ise 0,413 ile TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) ve 0,412 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) oldu

En yüksek gelire sahip %20’lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip %20’lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı Türkiye genelinde 7,4 iken, bu değerin en düşük olduğu bölgeler 4,5 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), 4,6 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.

Yoksulluk oranı en yüksek bölge TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) oldu

Her bölge için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirin %50’si temelinde hesaplanan yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; %15,3 ile TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) ve %14,4 ile TR31 (İzmir) oldu.

Yoksulluk oranının en düşük olduğu bölgeler ise %6,3 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) ve %6,8 ile TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak) bölgeleri oldu

Yoksulların %16,1’i TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde yer aldı. Türkiye için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirin %50’si bazında hesaplanan yoksulluk sınırına göre, Türkiye’de yoksulluk oranı %15 oldu. Buna göre; yoksulların %16,1’i TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde, %9,3’ü TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt), %8,4’ü ise TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde yer aldı.

Türkiye’deki yoksullar içinde en düşük paya sahip bölgeler ise %0,3 ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın), %0,6 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) ve TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) olarak sıralandı.

TUIK

Bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Kastamonu Ahşap Fuarı, kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Kuzeykent Mahallesi’nde bulunan kapalı pazar yerinde oluşturulan fuar alanında düzenlenen törenle, ziyaretçilerine kapılarını açan Kastamonu Ahşap Fuarı’nın açılış kurdelesini Vali Şehmus GünAydın, Ak Parti Kastamonu Milletvekilleri Mustafa Gökhan gülşen ve Metin Çelik, TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi ve MHP Kastamonu Milletvekili Emin Çınar, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcısı Bülent Kantarcı, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın ile kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, STK’lar ve çok sayıda davetli katıldı.

Daha sonra fuar alanındaki stantları gezen Vali Günaydın ve beraberindekiler, stant görevlilerinden el emeği göz nuru olarak yapılan ürünler hakkında bilgiler aldılar.

TÜMKASDER’in Genel Başkanı Murat Çalık,“Dernekçilik toplumsal yarar üzerine çalışmalar yapan, hemşehrilerini faydalı işlere yönelten, aynı zamanda da doydukları bölgede iyilik hareketlerinin öncüsü olan kurumlar olmalı” dedi.

Sabahtan akşama kadar her masasında kağıt yada benzeri oyunlar oynanan, işsiz güçsüz takımı gibi bir görüntü sergileyen, zaman katillerinin pinekleme arenası olan, bundan daha da ağırı kadınların çalıştığı meyhane gibi görüntüler sergileyen derneklerin, zihinlerde yanlış algılar oluşturduğuna dikkat çeken Murat Çalık, “Bizim kıt kaynaklarımızla oluşturduğumuz yardımlardan, burslardan veya engelli akülü arabalarından faydalanmak isteyen bir başka ilin insanının, kendi memleketlerinin ismiyle kurulan derneklerini sorgulamasını, eleştirmesini, bir adım öteye giderek yaptığı işleri analiz etmesini istiyorum. Dernekçiliği, kumarcıların buluşma noktası, ayyaşların rakı, bira sofrası gibi kurgulayarak şimdiye kadar getirenlerin, artık yeni bir evreye geçip, kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. 

Derneklerin misyonu sadece piknik ve eğlence yapmak mı?

Dernekçilik anlayışına yeni bir bakış açısı ve vizyon kazandırmak gerektiğini söyleyen Murat Çalık, derneklerinin sadece belirli zamanlarda piknik yapmak, vur patlasın çal oynasın nitelikle festivaller düzenlemek, düğün, nişan, sünnet merasimlerine mecburi katılım ve cenazelerin memleketlere gönderilmesi işlevi dışında bir fonksiyon icra etmemesinin acı olduğunu belirti. Tüm derneklerin doğdukları yer dışında, doydukları bölgeler için nitelikli çalışmalar yapmak, katma değer üretmek, sosyal dokuya şefkat eli dokundurmak, sosyal yardımlaşmanın öncüsü olmak gibi bir misyon üstlenmesi gerekir. Her dernek, kendi bölgesinin umut, şefkat, merhamet elçisi, ekonomik sinerji oluşturan merkezi olursa, Adanalı, Karslı, Diyarbakırlı, Kastamonulu, Artvinli, Edirneli, Tekirdağlı tüm insanlarımız bir kardeşlik iklimini oluşturur, doyduğumuz yerler de muasır medeniyetin parlayan yıldızı olur” açıklamasını yaptı.

AK Parti 'nin 12 yıldır seçimlerde en önemli kozu hep 'ekonomik istikrar' oldu. Ancak önümüzdeki seçim için bu kozun o eski sihrinin kalmadığına dair işaretler bir hayli güçlü.

AK Parti ilk kez, seçim beyannamesinde ileriye dönük güçlü bir ekonomi vurgusu yapmadı. Buna karşın istisnasız tüm muhalefet partileri kamuoyunda tartışma yaratan ekonomik vaatlerde bulundular.

Ancak vaatlere bakıp güvenin sarsılıp sarsılmadığı tahmininde bulunmak pek gerçekçi olmaz.

Buna karşın doğrudan vatandaşın yaşamını ilgilendiren, beklentilerini şekillendiren daha somut veriler, sandığa giderken seçmenin aklını kurcalayan sorulara dair önemli ipuçları veriyor.

Nasıl mı?

Öncelikle vatandaşın 'ekonomik istikrar' denildiğinde algıladığı tabloyu bir hatırlayalım...

İstihdam, enflasyon, para politikası, büyüme gibi temel makro ekonomik göstergeler aslında uzun süredir risk sinyali verse de vatandaşın önceliği kendi refahını belirleyen, yani doğrudan tüketimini finanse eden kaynaklardaki sürdürülebilirlik.

AK Parti döneminin deyim yerindeyse alamet-i farikası da biraz bu kaynaklardaki patlamada yatıyor. İşte istikrarlı ve yeterli bir ücret artışından ziyade bu tür finansal kaynakların hakim olduğu bir ekonomik iklim, son 10 yılda özellikle de Anadolu kentlerinde bir 'kredili refah' dönemini başlattı. Bu dönemin istikrarı da geçmiş seçimlerde olduğu gibi sandığa daima yansıdı.

Peki bugün ne değişti?

Sadece son bir yılda 'kredili refahın' ayaklarını oluşturan verileri tek tek inceleyelim...

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılı 'Ölüm İstatistikleri'ni açıkladı. Buna göre; ölüm sayısı revize edilen 2013 yılı verisine göre 372 bin 686 iken bu sayı yüzde 4,7 artarak 2014 yılında 390 bin 121 oldu. Ölenlerin yüzde 54,7'sini erkekler, yüzde 45,3'ünü kadınlar oluşturdu. 2014 yılında kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il binde 9,9 ile Kastamonu oldu.

KASTAMONU 1. SIRADA

Kaba ölüm hızı, bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade etmektedir. Kaba ölüm hızı, revize edilen 2013 yılı verisine göre binde 4,9 iken 2014 yılında binde 5,1'e yükseldi. Diğer bir ifade ile 2013 yılında bin kişi başına 4,9 ölüm düşerken, 2014 yılında bin kişi başına 5,1 ölüm düştü. Kaba ölüm hızı illere göre incelendiğinde, 2014 yılında kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il binde 9,9 ile Kastamonu oldu.

SİNOP VE ÇANKIRI 2. VE 3. SIRADA

Kastamonu ilini binde 9,4 ile Sinop, binde 8,5 ile Çankırı ve binde 8,3 ile Çanakkale izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu iller ise binde 2,8 ile Hakkari ve Şırnak oldu. Bu illeri binde 3,0 ile Batman ve binde 3,2 ile Van ve Şanlıurfa izledi.

Cumartesi, 25 Nisan 2015 16:29

Adı Abdu!kadir Döneri Nadir!

Özel pişirme tekniği ve sosu ile yapılan Kastamonu dönerinin alelade bir döner olmadığını anlamak için bunun ustadan çırağa geçen 150 yıllık bir tarifle yapıldığını bilmek yeterli.

1,5 asır önce Hamdi Usta'dan tebarüz eden bu lezzet, günümüzde Raif ve Şükrü Gülsunar tarafından yapılıyor Kastamonu'da. Ama bunun için Kastamonu'ya gitmenize gerek yok. Bakırköy'de 1,5 yıl önce açılan Abdu!kadir isimli restoran aynı lezzeti İstanbullular ile buluşturuyor.

Şahsen Abdu!kadir'e giderken bu kadar muhteşem bir döner ile karşılaşacağımı hiç düşünmüyordum. Uzun yıllardır baba mesleği olan tekstil işini yapan Abdülkadir İmamvekilioğlu'nun önüme kendi elleriyle servis ettiği döneri tadınca kendimden geçtim. Böyle bir lezzeti uzun yıllardır tatmamıştım. Abdülkadir Bey'e "İyi ki tekstil işinde batmışsın. Yoksa bu güzel lezzet ile karşılaşmayacaktık." diye latife yapmayı da ihmal etmedim. Balıkesir'deki özel çiftliklerden getirdiği eti kendi elleriyle işleyip, özel bir sosun içerisine bir çocuk gibi uykuya yatıran Abdülkadir Bey'in döneri incecik kıyılmış soğan ile servis ediliyor. İçerisinde % 30 oranında yağlı kuzu eti bulunan bu dönerin tabağa akan yağına ise ancak ekmek banmak düşer.

Kastamonu'nun pastırmasını bilenler bilir ama bilmeyenlerin de mutlaka tatması gerekir. Kayseri pastırmasından çok daha güzel. Bu kadar ince ve ağzınızın içinde tereyağı gibi eriyen bir pastırmaya daha önce şahit olmadığınızı düşünüyorum. Yapılış yöntemi eski Orta Asya geleneği ile aynı. Dananın antrikot kısmından kesilerek tuzlanan eti bu hale getirmek epey emek istiyor. Üç gün tuz içinde bekletilen ve kakaç adı verilen bu etlere bol su ile yıkandıktan sonra kınnap takılır. Kınnaplarla 'sayvan' denen evlerin çatı ya da balkonlarındaki yerlere kurumak üzere asılan pastırmalar 7-21 gün arasında kalıyor. Tabii ki bu sırada kuruyan etler ağırlığının neredeyse yarısını kaybediyor. Ortaya da böylesine muhteşem bir lezzet çıkıyor.

Pazartesi, 21 Nisan 2008 01:29

Bir Resmin Boyutunu Nasıl Küçültürüm?

Elimizde bulunan dijital bir fotoğrafı veya herhangi bir resmi bir siteye yüklemek, bir yere göndermek veya bilgisayarımızda daha az yer kaplaması için küçültmek isteriz. Bu anlatımda bu işlemi yapmak için Windows işletim sistemi kullanan her bilgisayarda yüklü olan Paint programını kullanacağız. 1. Adım Başlat >Programlar >  Donatılar > Paint yolunu izleyerek programı açıyoruz.   Programın Dosya menüsü altındaki Aç (Open) komutuna tıkladığımızda karşımıza gelen pencere bizden açmak istediğimiz resmin yerini göstermemizi isteyecektir.   Bilgisayarda resmin yerini bulup üzerine tıkladıktan sonra Aç komutuyla resmi programda açmış oluyoruz.   2. Adım Resminizin boyutuna bağlı olarak ekrandaki görüntü çok büyük veya küçük olabilir, bu pek de önemli değil bu aşamada. Şimdi yapacağımız işlem boyut küçültme işlemi, bunun için Resim menüsü altındaki Uzat/Eğ komutuna tıklıyoruz.   Gelen pencere bize hangi oranda küçültme yapacağımızı sorar. Ben elimdeki resim için örneğin 50 değerini giriyorum.   Burada önemli olan her iki kutucuğa da (Yatay ve Dikey) aynı değeri girmektir. Aksi takdirde resim oransız bir şekilde küçülecek dolayısıyla aslından farklı olacaktır. Eğ bölümündeki kutucukların değerleri 0 olarak kalıyor. Son olarak Tamam a tıkladığımızda boyut küçülmüş olacaktır. Bu boyut sizin için yeterliyse 3. Adım'a devam edebilirsiniz, değilse aynı işlemi tekrarlayarak istediğiniz kadar küçültebilirsiniz. 3. Adım Şimdi küçülttüğümüz resmi bilgisayarımıza aslından farklı bir şekilde kaydedeceğiz. Dosya menüsü altındaki Farklı Kaydet komutuna tıkladığımızda kaydetmek için bir yer seçmemizi isteyecektir. Nereye kaydetmek istiyorsanız seçtikten sonra sıra dosyanın ismini değiştirmeye geliyor.   Dosyayı aslı ile aynı yere kaydedecekseniz ismini değiştirmeniz gerecektir. Bir isim yazdıktan sonra Kayıt Türü'nden JPEG seçmeye özen gösterin. Son olarak Kaydet butonuna tıkladığınızda işlem tamamlanmış olacaktır.
Kategori: Teknik Destek
Cumartesi, 12 Eylül 2009 14:43

Kocaeli'deki Kastamonulular İftarda Buluştu

İzmit Merkezinde 2001 yılında kurulan  ve Kocaeli Üniversitesinde okuyan maddi durumu zayıf öğrencilere burs, yurt, internet, bilgisayar, etüd çalışma ortamı sağlamak için çeşitli destekleyici çalışmalar yapan Kocaeli Kastamonu Yüksek Öğrenim Derneği yönetimi, üyeleriyle İzmit Downtown Cafe’de iftar yemeğinde buluştu.

kocaeli iftar
 

Yaklaşık 60 dernek üyesi, Kocaeli Yüksek öğrenim Derneği Başkanı İnş. Müh. Celalettin  Kaya, Başkan Yardımcısı  Av. Özden Sönmez Dobur, Yönetim Kurulu üyeleri Neslihan Velioğlu,  Nevzat Çevik, Erdal Yılmaz'ın ev sahipliğinde Downtown Cafe’de  iftarda  buluştu.

 

İftar programına katılanlar arasında İstanbul milletvekilleri Murat Başesgioğlu ve Ümit Şafak, Kastamonu milletvekilleri Hakkı Köylü, Hasan Altan, Musa Sıvacıoğlu ve Önceki Burdur vali yardımcısı Ayhan Terzi katıldılar.

Zeytinburnu belediye başkanı Murat Yılmaz, Şişli belediye başkanı Mustafa Sarıgül, İstanbul Büyükşehir belediyesi önceki başkanı A.Müfit Gürtuna’da geceye katılan isimlerdi. 

Abana Rıdvan Oyar, Ağlı Muarem Dinç, Bozkurt Engin Cambaz, Devrekâni Mümtaz Aliustaoğlu, İhsangazi Zühtü Danacı, Pınarbaşı Mehmet Yılmaz, Seydiler Mehmet Şahin, Taşköprü Hüseyin Aslan gibi çok sayıda Kastamonu ilçe belediye başkanları ile Ramsey yönetim kurulu başkanı hemşerimiz Remzi Gür, Reis gıda yönetim kurulu başkanı Mehmet Reis ve çok sayıda iş adamımızla birlikte…

Prof. Dr. Ahmet Maranki, Haseki eğitim ve araştırma hastanesi müdürü hemşehrimiz Latif Çilingiroğlu, Kas- Der’e bağlı 32 Şube başkanlarının tamamı ve yönetim kurulu üyeleri geceye katılanlar arasında yerlerini alırken Abdulkadir Akın, Ali Ünlü, Emin Muç, Murat Güven, Ufuk Acar, Sanatçılarımızdan, Ahmet Taşkın (Ozan), Ahmet Aykin, Bilal Ertural, Cesur Can, Hüseyin Subaşı, Metin Çay, Orhan Canayakın, Onur Eren Demir, Fahrettin Siyamoğlu, Sedat Gündoğdu gibi Kastamonulu sanatçılarımızda geceye katılanlar arasında idiler.
 
Kastamonu Postası 

Köylülerin ve üyelerin yoğun bir katılım gösterdiği program geleneksel bayramlaşma ile başladı. En yaşlıdan en gence doğru sıralanan hemşehriler birbirleriyle bayramlaştı.

Uzun süredir birbirlerini göremeyen dostların hasret giderdiği, sohbet ettiği yaşlıların eski günleri yad ettikleri bayramlaşmada Çanakkale Gazisi Merhum Aziz Onbaşı’nın oğlu Mehmet Yaltıraklı, köy eski hatibinin torunu Ragıp Usta, Kadıköy Göztepe Mahalle Muhtarı Hayrettin Uysal, Emekli Asker Mehmet Usta ve diğer yaşlılar anılarıyla gençleri bir kez daha kendilerine hayran bıraktı.

Page 1 of 2

Twıtter

ARAÇ SAYFASI COM YENİLENDİ

Siz de katkıda bulunmak ister misiniz?

Siteye haber, fotoğraf, içerik girerek ya da reklam vererek katkıda bulunabilirsiniz. İçerik eklemek için ilgili bölümlerdeki linkleri kullanabilirsiniz. Reklam vermek veya herhangi bir konuda önerinizi iletmek için tek yapmanız gereken buraya tıklamak ve açılan sayfada yer alan form aracılığıyla bize ulaşmak.