Anasayfa
Çarşamba, 13 Ocak 2010 00:13

Dondurma`dan Gelen Şöhret

Yazan
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Bekir Baş ile Söyleşi

İstanbul’daki Kastamonu kavramı söz konusu olduğunda en fazla bilinen ve hatta Kastamonulu olmayanların dahi Kastamonulular ile özdeşleştirdiği sektörlerin başında hiç kuşkusuz yufkacılar, pastacılar ve şekerciler gelir.
 
1800lü yıllara kadar uzanan ve markalaşan pastacılık ve şekercilik serüveninin Kastamonu adına en başarılı örneklerinden biri de Venüs Pastaneleridir.  Bu hafta geride bıraktığımız yüzyılın başlarına kadar uzanan bu göç hikayesini ve arkasından gelen başarının kahramanı Araçlı Bekir Baş’ı satırlarımıza konuk ediyoruz.  
 
venus İstanbul’un en lüks semtlerinde marka olabilmek ve en önemlisi bu markayı büyüyerek devam ettirmek hiç de kolay olmasa gerek.  Zorluklar bir yana, başlangıç noktası neresiydi? Bekir Baş; “İlkokulu bitirmiştim. Ya gidip okuyacaksın, ya da çalışmaya başlayacaksın” dedi babam. İşte her şey böyle başlamıştı. Bekir Baş çalışmayı seçti.  Devamını onun anlatımından aktaralım…

Bekir Baş- 10.3.1949’da Araç’ta doğdum.  Araç Pınarören köyündenim. 1962’de ilkokulu bitirdiğim zaman babam dedi ki; “ya gidip okuyacaksın ya da çalışmaya başlayacaksın. “ Babam Kastamonu’da çiftçilikle uğraşıyordu.  Beni Göl Öğretmen okuluna verdiler.  Ben annesiz babasız burada duramam dedim ve gitmedim.  Araç’ta ortaokula yazdırdılar, oraya da gitmedim. O zaman Hereke’de ablam vardı. Babam Hereke’ye ablamın yanına getirdi beni.  Okul kıyafetlerimiz falan da alındı. Ama ben babamlarla birlikte Araç’a geri döndüm.  Babam baktı olacak gibi değil, “oğlum anlaşıldı sen artık okumayacaksın” dedi ve beni İstanbul’a amcamın yanına gönderdi.  Böylece İstanbul macerası başladı. O zaman 12 yaşındaydım.  Amcamın Sultanahmet’te pastanesi vardı. Onun yanında çırak olarak çalışmaya başladım.  Amcam da çocuk yaşında İstanbul’a gelmiş. Sultanahmet te Dönmezkaya adında bir pastanesi vardı.  Şu anda Sultanahmet’te bir çok restaurantın sahibi amcamın çırağıdır. Onun yanında yetişmişlerdir.  Sonra ben Ömür pastanesinde çalışmaya başladım. Askere gidene kadar da orada çalıştım. 17 yaşıma geldiğimde babam “senin evlendireceğim” dedi ve evlendim.  Askere gitmeden önce iki oğlum oldu. Askerden döndükten sonra ilk dükkanımızı Nişantaşı’nda ciddi bir borca girerek açtık. 1971 yılının temmuz ayında Nişantaşı’nda ilk Venüs Pastanesi açılmış oldu.

Böylece İstanbul pastacılık sektöründe önemli bir marka haline gelen Venüs Pastane zincirinin ilk halkası İstanbul’un kalbur üstü semtlerinden birinde Nişantaşı’nda 1971 yılında açılmış oluyordu.  Sonrasında gelişmeler nasıldı ve “Venüs” adı nereden geliyordu? Sorduk.

Bekir Baş- Venüs Pastanesi  ismi  şuradan geliyor. Ömür pastanesinde çalışırken dekoratör bir hanım vardı.  Dükkanın vitrinlerini tasarlardı. O bize birkaç tane isim buldu. Güzellikle ilgili dedi, gezegenle ilgili dedi, bize de cazip geldi adını “Venüs Pastanesi” koyduk.  1973 yılında ikinci şubemizi  Etiler’de açtık.  1984 yılında devam ettik, Leventte 3. Şubemizi açtık. 89’da Osmanbey şubemizi,  1991’de Bağdat caddesi ve son olarak ta 2005’te Yeşilyurt şubemizi açtık. Şu an İstanbul’da 6 tane şubemiz var.

Venüs Pastanelerinin bir tarzı veya moda tabirle söyleyelim bir konsepti var mıydı? Ve asıl önemlisi kurulduğu günden bu güne marka olması  ve marka değerini gittikçe artırmasının arkasında ne vardı?

Bekir Baş- Çıraklık döneminde çalıştığım yerler hep Nişantaşı’ndaydı. Biliyorsunuz Nişantaşı zengin bir muhit. İyi bir şeyler yapalım diye uğraş verdik. Kaliteye önem verdik. Sanatçı gibi bizim meslek, 35-40 seneye yakın bir süredir İstanbul’un en lüks yerlerinde bu işi, bu markayı götürmeye çalışıyoruz.  Bizim en meşhur ürünümüz dondurmamızdır. Dondurmayla başladık.  Etiler’e geldiğimiz zaman bir kilometreye yakın dondurma kuyruğu olurdu o zaman.  Çok beğenildi ve meşhur oldu.  Bizi meşhur eden ve bugünlere getiren dondurmamızdır diyebilirim.  Aynı şekilde pastamızda çok meşhurdur. Bunun dışında bir pastanede ne olması gerekiyorsa hepsine özen göstermeye çalışıyoruz çünkü 40 senede bir isim yaptık ve bu ismi ayakta tutmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için elimizden geleni yapıyoruz.

Büyüyen iş stratejisi içinde Bekir Baş’ın yeni hedefleri var mıydı? Nasıl bir büyüme stratejisi izlenecek, İstanbul dışına ve hatta yurt dışına bir açılım olacak mıydı? Kısacası hedefler nelerdi?

Bekir Baş- Açtığımız bütün şubeleri kendimiz yönetiyoruz.   İsim hakkı vermiyoruz. Vermeyi de hiç düşünmedik.  Çocuklar, yeğenler yönetimde. Yani aile şirketiyiz. Abim, kardeşim, ben birde yeğenin var. Ortağız. Beraber kırk senedir bu işi yürütüyoruz. Şube sayısını çoğaltmak gibi bir hedefimiz var. Ayrıca imalat alanında yatırımlarımız da olacak. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor. İstanbul dışında şube açmayı düşünmüyoruz.   Yapacağımız yatırımlar bizi farklı yönlendirebilir ama şimdilik böyle bir düşüncemiz yok.  Allah nasip ederde ve biraz daha büyüdüğümüz zaman düşüncelerimiz ve o zamanki hedeflerimiz değişebilir. Ama şimdilik düşünmüyoruz.

Kastamonu ve özellikle Araç ile bağlarınız bildiğimiz kadarıyla kopmadı.  Neler yaptınız anlatır mısınız?

Bekir Baş- Aslında yaptıklarımızı anlatmamız bizim kulağımıza hoş gelmiyor. Çünkü biz bununla övünmeyi sevmiyoruz.  Birde şu var hiç kopmadık köyümüzden memleketimizden, öküzü olan da geliyor, traktörü bozulan da bize geliyor.  Kastamonu ile konuşmam günde 20-30 defa olur. Senede en az 10 defa da giderim.  Yani yaptığımız çok şey var sadece bir iki şey söyleyeceğim.  Belediye’nin sorunları  varsa hep yanında olduk. Cenaze arabası yok dediler, elimizden geleni yaptık ve cenaze arabası aldık. Araç’ta otel yapılıyordu, Elik otel inşaat halindeydi.  Otelin 35 odasını yaptırdık. Elimizden geleni yapmaya çalıştık.

İstanbul’daki Kastamonu ile ilgili anlatacakları var mıydı? Biliyorduk ki Bekir Baş hem Kas-Der hem de Kastamonu Holding de aktif görev almış, yöneticilik yapmış birisiydi.

Bekir Baş- Kas-der’de Sudi Topal’ın Başkanlık yaptığı dönemde iki dönem ben de görev yaptım. Başkan yardımcılığı yaptım. Sonra Kastamonu Holding’in kurucuları arasındayım. Kastamonu adına yapılacak hemen her işte varız dedik. Geri durmadık.  O zamanlar pek olmayan bir şeyi yaptık ve 3500 kişilik bir yemek daveti verdik. Yeşilköy’de Marmara et lokantasında vermiştik. O zamanlar gerçekten çok emek verildi.  Kastamonu için bir şeyler yapalım dedik. Sonra otel ve devre mülk fikri çıktı karşımıza. Yani Ilgaz çıktı karşımıza. Böylece Kastamonu Holding kuruldu.  Derneklere ve holdinge başlarken bizim kişisel bir amacımız yoktu. Kastamonuluları bir araya getirelim birleştirelim amacındaydık. Başarılıydık sanırım. Ama şimdi üzülerek söyleyeceğim, biraz dağılma var. Artık fazla teferruata girmeden şöyle söyleyeceğim.; “Keşke bizim gibi birileri daha çıksa da el ele verilip bir şeyler yapılsa”

Kastamonu cemiyetçiliği başarılı mıydı? Bu konuda Bekir Bey ne düşünüyordu?

Bekir Baş- Dediğim gibi fazla teferruata girmek istemiyorum. Şöyle söyleyebilirim; “Başarılı zamanları da oldu, bizi ürküten zamanları da oldu.”  Ticaretle uğraşıyoruz denildi sıkıntı yarattılar. İşte bazı şeyler oldu. Keşke başarılı olsalardı. Bana göre oralarda bir çok yanlışlar oldu.  Ama o konulara girmeyelim çünkü kimseye bir fayda getirmez. Artık geçmişte olanı biteni unutup geleceğe bakmak lazım. Kas-Der eskiden daha başarılı işler yapıyordu. Şube sayısı artsa da başarı biraz azaldı sanırım. El ele verirsek çok şey olur. Güç meselesi biraz da. Bir şeyler yapmak istiyorsak maddi güç olacak. Biz zor şartlarda para kazanan memleketin evlatlarıyız. Bu nedenle parayı seviyoruz demeyim de, zor kazandığımız için kolay harcamayı sevmiyoruz diyelim.  Onun için bir araya gelemiyoruz.  Bir şey vaat ettiğimiz zaman vaatler yerine gelmiyor. O yüzden de bir araya gelemiyoruz diyebilirim.

Peki somut olarak ne yapılmalı? Gençlere nasıl bir tavsiye de bulunulmalıydı?

Bekir Baş- Aslında el ele verirsek çok şey yapılabilir. Yeni bir dernek başkanı geliyor hemen tenkit etmeye başlıyoruz. Hemen soğutuyor küstürüyoruz. Bu yüzden bu konularda fazla konuşmak istemiyorum. Çünkü ne diyeceğimi de bilmiyorum.  İnşallah iyi olur. Çalışmalar var, heyecan var ama biraz boşta gibi geliyor bana ama inşallah iyi olur.

Konu pastacılar ve şekerciler olduğu için ve Bekir Bey Araçlı olduğu için Hacıbekir festivalini soralım istedik. Ne düşünüyordu bu konuda?

Bekir Baş- Araç’ta festival düzenleniyor.  Fikir ortaya atıldığında biz dedik ki; “bunu uluslar arası çapta yapalım.  Bunun için Unilever,  Marsa ve bazı un fabrikaları ile görüştük.  Toplantı yaptık. Çok olumlu karşılandı.  Araçlı 3-4 kişi vardı ve sponsor aranıyordu. 2-3 defa toplandık. Kendi aralarında bir organizatör seçtiler ve bir maliyet çıkarıldı. 4-5 sene öncesinin rakamıyla 400 milyar maliyet çıktı karşımıza. Sponsor arayışı içinde oldular 160 milyar para toplandı. Bu arada toplandı derken sözü alındı demek istedim.  Sonra biz kalan rakamın bizi aşacağını söyledik. Katılım düşük çıkınca biz konuyu kapattık.  Sonra gittiler Araç Hacıbekir pastacılar şekerciler adını koyup festival başlattılar. Hacıbekir Araçlıdır. Nur içinde yatsın çok hizmeti olmuştu, çok kişiyi ekmek sahibi etmiştir. Allah rahmet eylesin ona saygımız sonsuz. Rahmetle anıyoruz. Ama Hacıbekir pastacılar ve şekerciler festivali diye bir festival olmaz. Hacıbekir kurumsaldır ve ancak sponsor olabilir, biz buna karşı çıkıyoruz dedik. Bu arada bir sürü stand kuracaktık. Pelit oraya stand kuracaktı. Şimdi ne oldu. Eski bir kazan koyup orada lokum yapmayı gösteriyorlar ve böyle bir festival oldu. Biz buna karşı çıkıyoruz ve değiştirmek için uğraşıyoruz. Uluslar arası olsun istiyoruz. 

 

bekir bas
Bekir Baş, Satı Ergün ve Levent Zihnioğlu
venus pastanesi
Venüs Pastanesi Etiler Şubesi 
bekir bas
Venüs Pastaneleri Kurucusu Bekir Baş

Levent Zihnioğlu söyleşileri her Çarşamba Kastamonu Postası ve Kastamonu Gazetesi`nde  yayınlanmaktadır.
 
Gurbet Elçileri Ekibi
Levent Zihnioğlu
Muharrem Yıldız
Hüseyin Karadeniz
Derya Mola
Murat Yücebıyık
Gürkan Uzun
 
Fotoğraflar
Ahmet Işık
 
Yayın Danışmanı
Elif Ergöz
 
Gurbet Elçileri ekibi olarak 
çalışmalarında bizlere yol gösteren değerli ustamız Cemil Özel`e
teşekkürü borç biliriz.
Yanımızda olan ve ekibe sürekli destek veren Yavuz Ballık ve Satı Ergün`e ekibimiz adına teşekkür ederiz.

Okunma sayısı: 3899 Son Düzenlenme Salı, 28 Nisan 2015 18:03
Bu kategorideki diğer içerikler: « Bir Cenaze, Bir Taziye, Bir Düğün Vatan »

Yorum Ekle

İşaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun.

Twıtter

ARAÇ SAYFASI COM YENİLENDİ

Siz de katkıda bulunmak ister misiniz?

Siteye haber, fotoğraf, içerik girerek ya da reklam vererek katkıda bulunabilirsiniz. İçerik eklemek için ilgili bölümlerdeki linkleri kullanabilirsiniz. Reklam vermek veya herhangi bir konuda önerinizi iletmek için tek yapmanız gereken buraya tıklamak ve açılan sayfada yer alan form aracılığıyla bize ulaşmak.